Κahire, Misir
Fragmanlar
Kahire'de kendinizi sadece turistik değil aynı zamanda görülecek
tarihi yerler arasında da hissedersiniz. Bu kocaman ve kalabalık
şehir, sadece Mısır'ın değil aynı zamanda Arap dünyasının ve
müziğinin de başkentidir.
Kahire'de üne kavuşmak demek bütün Arap dünyasında ünlü olmak
demektir. Bu yüzden birçok Arap müzisyen ve şarkıcı, ünlü olma
ümidiyle Kahire'ye göç etmektedir. Pop idolü olma isteği çok
fazladır, çünkü Arap piyasası fakir olmasına karşın sayıca
çoktur.
Mısır'da bulunan orta sınıf ile çalışan sınıf buranın sessiz
gücünü oluşturmaktadır. Halk müziğinin her türünün bulunabildiği
müzik geleneği günümüz Kahire'sini damgalamaktadır. Buna karşın,
parlak geçmişin etkisi günümüzde de devam etmektedir.
Leonidas Andonopulos, Ümmü Gülsüm, «Nil bülbülü» olarak tanınan
Abdel Halim Hafez, Mısır müziğine yeni bir renk katan Abd el-
Wahaab gibi geçmişin önemli isimlerine değindikten sonra Ali
el-Haggar gibi pop kariyeri de yapan klasik müziğin bugünkü
yıldızlarıyla da buluşuyor.
Nil bölgesinde Mısır'ın en önemli caz temsilcisi olan baterist
Yehya Khalil ve Mısır'ın gelecek vadeden starı Hamey ile buluşuyor.
Biçimsiz müziği ve şehvetli dansları ile büyük gece kulüplerinin
programını taklit eden ve ucuz eğlence sunan kanun dışı gece
kulüplerine giriyor. Fakirlere, inanç ve dinsel törenin, sufi
törenlerini hatırlatan pazar içinde bulunan bir camiyi ziyaret
etmeleri karşılığında barınacakları yer, yemek, eğitim, iş ve eş
sunan dinin nasıl devletin yerini aldığına yakından şahitlik
ediyor. Gerçeğin diğer yüzünü de görüyor.
Wust el Ballad gibi gençler tarafından oluşan ve çağdaş Arap
müziğiyle ilgilenen gruplarla tanışıyor, şarkı sözleri İngilizce
olan heavy metal konseri izliyor… ve bütün bunlar özel bir insan,
reklamcı ve eski Kültür Bakanının oğlu tarafından Nil'in
yakınlarında ki bir köprünün altında bulunan özel bir kültür
merkezinde gerçekleşiyor.
Bir aziz adına gerçekleşen ve «mulent» adı verilen panayırı
ziyareti sırasında Mısır'da var olan müziğin farklı yüzleri
karşımıza çıkıyor.
Burada «zikr» ile kişiler ruhani coşkuya ulaşıyor ve böylece
vücut müzik ile birleşiyor. «Mulent» panayırı İslam ile müziğin
tarikatçı, ahlaka aykırı ittifakını gözler önüne seriyor. Bu da
aşırı tutucu yandaşları ile siyasi ve dini iktidara karşı kuvvetli
bir direniş duruşu oluşturuyor.