İskeçe’den Bulgaristan’ın Pomak köylerine bir yolculuk

Fragmanlar

Trakya her zaman için tarihi ve kültürel açıdan birleşik bir bölgeydi. 19. yüzyılın sonundan itibaren topraklarının bölünmesine, Hıristiyan ve Müslümanların ayrılmasına, kültürel ve sosyal özelliklerinin kaybolmasına şahit olmuştur.
Birleşik Trakya görüntüsü arayışı içinde olan Maya Tsoclis yolculuğuna İskeçe'den başlıyor. Gümülcüne ile Rodop dağlarını aşıp, Mehrikoz ve Seçek Pomak köylerini ziyaret ediyor. Biraz doğuda, sakinlerinin gelenekleri ve ibadet görenekleriyle tanınan Ruşanlar köyü bulunmaktadır. Buraya çok yakın mesafede Bektaşi Müslümanlarının manastırı olan Kızıldeli Tekkesi bulunmaktadır.
Yunan-Bulgar sınırının diğer tarafında eski adı Ortaköy olan ve tarihi çok eskiye dayanan Ivajlovgrad bulunmaktadır.  Hepsi Yunanlı olan yaklaşık 150 aile tarafından 16. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın başlarında kurulmuştur.
Maya, çok eski ticari yollardan geçerek, ipek böcekçiliği ile gelişen Lyutitsa ve Dolno Lukovo köylerine gidiyor. Bu köylerde anadili Yunanca olan Sarakatsani halkıyla tanışıyor ve serbest piyasa gerçeğine ayak uydurmaya çalışan Bulgaristan'da yaşayan komşularımızın hayatıyla hüzünleniyor.