Kapadokya, Türkiye
Fragmanlar
Yüzümüzü her nereye çevirirsek çevirelim antik mezarlar, evler,
mağaralar, M.S. 4. ve 5. yüzyılda yaşayan keşişlerin evleri mi
yoksa kilise veya manastırlar mı olduğunu bilmediğimiz oyulmuş
yerler göreceğiz. Bu yerler belki de ahır veya ambardan başka bir
şey değildi. Veya yüzyıllar içerisinde manastır halini alan mezar
ve keşiş evleridir… Daha sonra ıssızlaşan ve devamında Hıristiyan
ve Müslümanlara ev sahipliği yapmış olan evler…
Bir taraftan Küçük Asya, Akdeniz, Ege medeniyetlerine dönük olan
Kapadokya diğer taraftan ise Anadolu ve Orta Doğu
medeniyetlerine yönelmişti. Adeta bir terazi üstünde bulunan tarihi
zaman içinde sadece ağırlık merkezi değiştiriyordu. Kapadokya
topraklarından geçen ve tanrılarına açık havada tapınan Hititler,
Kapadokyalılara inandıkları tanrıları kayalıklara nasıl
oyacaklarını, Asurlu tüccarlar yazıyı, Frigler taş oymayı
öğretmiştir. Ayrıca bu topraklardan Lidyalılar ve Farslar da
geçmiştir. Bu topraklara son olarak M.Ö. 322 yılında askerleri ile
beraber Büyük İskender ayak basmıştır.